ΔΥΟ ΕΝΔΕΚΑΔΕΣ ΣΥΝΤΟΜΕΣ ΠΑΡΑΤΗΡΗΣΕΙΣ!..
Φίλες και Φίλοι!
1. Κε Οικονόμου, ΣΚΑΪ:
- Δεν μπορείς με τίποτε να υποστηρίξεις τον αριστερό! Μην επιχειρήσεις λοιπόν να… γελοιοποιηθείς! / Αν πήρες “γραμμή” από το αφεντικό σας εκεί, πες του ότι με το να υποστηρί (ζ/ξ) ει τον “Alexis”, δεν πρόκειται να πάρει πρωτάθλημα η Ομάδα του!
- Πες Κο Πιτταρά, να “ξυπνήσει” λίγο, διότι με την πάγια υποτονικότητά του θυμίζει… Μ. Παρασκευή! Η όλη του παρουσία είναι σαν να τον “τραβάνε” και αυτός να μην θέλει!.. Να μην φτάσουμε στο σημείο να ζητάμε πίσω τον δημ/κά σιχαμένο ΕΛΑΣ-ίτη, αυτόν της κατηγορίας Κοττάκη, Άκη Παυλόπουλο!..
- Πες του ακόμα, του Kου Πιτταρά! Με την λογική του (ας την πούμε έτσι… ), όπως και άλλων, θα έπρεπε η Κυβέρνηση με το πού “πήρε” την εξουσία να τα έλυνε όλα και αμέσως (!) και όχι μετά από… 7 χρόνια!.. Να γελάσουμε ή όχι;
- Της… Μάρως, που σας λέει “παιδιά”, της φέρεστε έτσι… τόσο αγαπημένα, διότι πιθανώς είναι μια από τις αγαπημένες… “ενζενί” του Αλ-Αφούζου; (Προς αποφυγήν παρεξηγήσεως, δεν εννοούμε… αγαπημένη “μετρέσα” του)!..
- Τέλος, τα… τ/ “Κάζους Μπέλι” και… οι “Γαλάζιες Πατρίδες”*, είναι τ/απάντηση σ’ αυτό που εμείς από το Μοντέγκο Μπέϊ /ΤΖΑΜΑΪΚΑ (1982 / Σύμβαση Για Το “ΔΙΚΑΙΟ ΤΗΣ ΘΑΛΑΣΣΑΣ”), έχουμε ως ΔΙΚΑΙΩΜΑ και είναι η επέκταση στα 12 ΝΜ των “Χ.Υ.” μας! Τί σημαίνει αυτό; Σημαίνει ότι η Τουρκία ΕΧΕΙ ΦΟΡΤΩΘΕΙ, (δικό σου… ρήμα), την δική μας έμμεση – κατ΄αυτήν – απειλή και ΔΙΚΑΙΩΜΑ για εμάς!.. ΥΠΟ ΜΙΑ ΕΝΝΟΙΑ, ΜΙΛΑΜΕ ΓΙΑ ΕΝΑ ΗΔΗ ΤΕΤΕΛΕΣΜΕΝΟ, ΠΟΥ ΣΤΟ ΠΕΔΙΟ, ΕΚΤΙΜΟΥΜΕ ΟΤΙ ΘΑ ΕΦΑΡΜΟΣΤΕΙ ΑΚΡΙΒΩΣ ΠΡΙΝ (ΛΙΓΟ ΠΡΙΝ) ΑΠΟ ΕΝΑΝ ΠΙΘΑΝΟ Ε-Τ ΠΟΛΕΜΟ!..
- ΟΙ ΤΟΥΡΚΟΙ ΕΧΟΥΝ ΦΟΡΤΩΘΕΙ ΚΑΙ ΤΟΝ “ΧΑΡΤΗ ΤΗΣ ΣΕΒΙΛΛΗΣ”!
“ΔΕΝ ΠΑΙΖΕΙ” ΛΟΙΠΟΝ, ΠΕΣ ΤΟ ΚΑΙ ΣΤΟ ΟΡΓΑΝΟ ΤΩΝ ΑΜΕΡΙΚΑΝΏΝ “ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΚΩΝ” ΣΥΝΕΡΓΑΤΗ ΣΑΣ ΚΟΝ ΦΙΛΗ, ΑΥΤΟ ΠΟΥ ΕΙΠΕΣ ΠΧ “ΓΙΑ ΠΑΡΑΝΟΜΟ ΜΕΝ ΤΟ Τ-Λ ΜΗΜΟΝΙΟ, ΑΛΛΑ ΤΟ… ΦΟΡΤΩΘΗΚΑΜΕ”, ΚΛΠ, Η (ΔΙΑΖ) ΑΥΤΟ ΠΟΥ ΕΙΠΕ Ο ΦΙΛΗΣ ΓΙΑ ΤΗΝ Τ/ΕΙΣΒΟΛΗ ΣΤΗΝ ΚΥΠΡΟ ΤΟ 1974, ΚΑΤΙ ΠΟΥ ΕΙΝΑΙ ΕΝΤΕΛΩΣ ΑΛΛΟ, ΩΣ ΓΕΓΟΝΟΣ!.. ΤΟ ΜΕΝ ΠΡΩΤΟ ΕΙΝΑΙ ΣΕ ΘΕΩΡΗΤΙΚΟ ΕΠΙΠΕΔΟ, ΤΟ ΑΛΛΟ ΕΙΝΑΙ ΣΕ ΠΡΑΚΤΙΚΟ ΕΠΙΠΕΔΟ!..
ΑΛΛΟ ΠΑΡΑΔΕΙΓΜΑ! ΑΝΑΚΗΡΥΞΑΝ ΟΙ ΤΟΥΡΚΟΙ ΑΥΤΑ ΤΑ 2 ΠΑΡΑΝΟΜΑ ΘΑΛΑΣΣΙΑ ΠΑΡΚΑ! ΑΥΤΟ ΕΙΝΑΙ ΘΕΩΡΙΑ! ΑΝ ΟΜΩΣ ΠΡΟΣΒΑΛΛΟΥΝ ΣΤΟ ΠΕΔΙΟ ΚΑΠΟΙΟ ΕΛΛΗΝΙΚΟ ΠΧ ΠΛΟΙΟ Η (ΔΙΑΖ) ΚΑΠΟΙΟΥΣ ΠΧ ΨΑΡΑΔΕΣ ΜΑΣ, ΚΛΠ, ΤΟΤΕ ΜΙΛΑΜΕ ΓΙΑ ΠΡΑΞΗ Η (ΔΙΑΖ) ΓΙΑ “ΦΟΡΤΩΜΑ”, ΚΑΤΑ ΤΑ ΛΕΓΟΜΕΝΑ ΣΟΥ, ΠΟΥ ΘΑ ΠΡΕΠΕΙ ΜΕΤΑ Η ΕΛΛΑΔΑ ΝΑ ΑΠΟΦΑΣΙΣΕΙ ΑΝ ΘΑ ΠΑΕΙ ΚΑΙ ΑΥΤΗ ΣΤΟ ΙΔΙΟ ΠΧ ΠΕΔΙΟ ΓΙΑ ΑΠΑΝΤΗΣΗ Η (ΔΙΑΖ) ΕΚΕΙ ΚΑΙ ΜΑΖΙ ΚΑΙ ΚΑΠΟΥ ΑΛΛΟΥ, ΚΛΠ, ΚΛΠ, ΚΛΠ!.. ΕΙΜΑΣΤΕ ΣΙΓΟΥΡΟΙ ΟΤΙ ΜΑΣ ΚΑΤΑΛΑΒΕΣ!
Α! ΚΑΙ ΚΑΤΙ ΑΚΟΜΑ! ΕΧΕ ΚΑΤΑ ΝΟΥΝ, ΟΤΙ ΤΑ “ΘΕΡΜΑ ΕΠΕΙΣΟΔΙΑ”, ΠΟΥ ΚΑΠΟΙΟΙ ΕΚΕΙ ΣΕ ΕΣΑΣ, ΑΛΛΑ ΚΑΙ ΟΧΙ ΜΟΝΟΝ ΣΕ ΕΣΑΣ, ΟΜΙΛΟΥΝ, ΕΧΟΥΝ ΛΑΒΕΙ ΤΕΛΟΣ, ΑΝ ΦΥΣΙΚΑ ΙΣΧΥΕΙ ΑΚΟΜΑ, ΟΠΩΣ ΕΜΕΙΣ ΠΙΣΤΕΥΟΥΜΕ ΟΤΙ ΣΥΜΒΑΙΝΕΙ, Η ΠΡΟ ΕΤΩΝ ΔΗΛΩΣΗ ΜΑΣ ΟΤΙ ΣΕ ΠΕΡΙΠΤΩΣΗ ΠΟΥ ΟΙ “ΤΕΔ” ΚΑΝΟΥΝ ΚΑΤΙ ΣΕ ΒΑΡΟΣ ΜΑΣ ΚΑΠΟΥ ΕΝΤΟΣ ΤΩΝ ΣΥΝΟΡΩΝ ΜΑΣ Η (ΔΙΑΖ) ΕΠ΄ΑΥΤΩΝ, ΤΟΤΕ Η ΑΠΑΝΤΗΣΗ ΜΑΣ ΔΕΝ ΘΑ ΕΙΝΑΙ ΣΗΜΕΙΑΚΗ, ΑΛΛΑ… , ΚΑΤΙ ΠΟΥ ΣΗΜΑΙΝΕΙ ΠΩΣ ΘΑ ΕΧΟΥΜΕ Ε-Τ ΠΟΛΕΜΟ!..
*
Mavi Vatan’da yeni rota: Dünyanın ilk 10’u arasında
24.08.2026
Millî Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı iş birliğiyle düzenlenen festival, dört gün boyunca teknoloji, savunma sanayisi ve denizcilik tutkunlarını bir araya getirdi. Dün açıklanan rakamlara göre TEKNOFEST Mavi Vatan’da 343 bin kişi bu büyük şölene eşlik etti. Dolu dolu geçen festivalde nefes kesen gösterilerin yanında ülkemizin gelişiminin heyecanı vardı.
Dünyanın alanındaki en iddialı teknoloji festivallerinden biri olan TEKNOFEST’in Mavi Vatan konsepti, Türkiye’nin denizlerde ulaştığı seviyeyi görmek açısından da çok önemli bir fırsat oldu.
Türkiye’nin dünyaya meydan okuyan platformlarına festival alanını tıklım tıklım dolduran gençlerimizin merakla, biraz daha ileri yaştakilerin ise gururla baktıklarına şahit oldum. Gözlerdeki gelecek ışıltısını gördüm.

İşte tam da bu nedenle gençlerimize yeni ufuklar açan, onlara gelecek için büyük hayaller hayal kurmayı ve daha ileriye gitmeyi bir rol model olarak öğreten T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Selçuk Bayraktar’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ülkemizi geleceğe taşımak için gecesini gündüzüne katan mühendislerimizi ve cengaverlerimizi de unutmamak lazım… Fedakârca mücadele eden herkesin yeri başımızın üstünde…
Ben de cumartesi günü, Selçuk Bey’in davetine icabet ederek festival alanındaki bu büyük coşkuyu yerinde görme imkânı buldum. Türkiye’nin denizlerdeki mühendislik gücüne, üretme kabiliyetine ve savunma sanayisindeki tarihi dönüşümüne bir kez daha hayranlıkla tanıklık ettim.

Türkiye, denizlerde sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil. Ülkemiz artık savaş gemisi üreten, geliştiren, modernize eden ve ihraç eden bir ülke. Üstelik bunu dünya çapında rüştünü ispat etmiş kendisini kanıtlamış rakiplerin bulunduğu bir alanda başarıyor.

50’DEN FAZLA PLATFORMDA AYNI ANDA GEMİ ÜRETİMİ
Türk tersanelerinde aynı anda 50’ye yakın askeri gemi ve deniz platformunun inşa ediliyor olması, Türkiye’nin ulaştığı kapasiteyi açıkça ortaya koyuyor. Bunun dünyada çok az örneği var. Hatta bir elin parmakları kadar bile yok.
Fırkateynler, denizaltılar, karakol gemileri, korvetler ve daha büyük deniz platformları… Bu ölçekte eş zamanlı üretim yapabilmek her ülkenin kolayca üstesinden gelebileceği bir iş değil.
Türkiye artık bunu başarmış durumda.
Ve bu yönüyle Türkiye, denizcilik ve askeri gemi üretiminde dünyanın ilk 10 ülkesi arasında gösteriliyor. Dahası da var.

Türkiye artık dost ve kardeş ülkeler başta olmak üzere birçok ülkeye savaş gemisi ihraç ediyor. Başka ülkelerin donanmalarındaki gemilerin modernizasyonunu gerçekleştiriyor.
Üstelik bunu, yıllardır bu alanda söz sahibi olan ülkelerin karşısına çıkarak yapıyor. Almanya ve Portekiz gibi ülkeleri geride bırakarak kazanılan ihalelerin olduğunu öğrendiğimde açıkçası bir kez daha gurur duydum.

Bakmayın muhalif kesimin ihraç ettiğimiz gemiler konusuna olumsuzluk yüklediklerine… Üretebildiğimiz için ihraç ediyoruz. Daha iyilerini geliştirdiğimiz için satıyoruz. Daha gelişmişlerini kendi Silahlı Kuvvetlerimizin bünyesinde barındırıyoruz.
Şu anda donanmamız dünyanın ilk 10 donanması arasında gösteriliyor. Türkiye 50 savaş gemisini tamamladığı dünyada ilk 5 donanma arasına girecek. Artık kendi denizaltılarımızı üretiyoruz. Yeni tip Piri Reis denizaltılarından toplam 6 adet yapılması planlanıyor. Üçüncüsü bu ay envantere girecek. Kalan 3 denizaltı ile Türkiye deniz altında da çok ayrı bir güce ulaşacak.
Bunun yanında dost ve müttefik ülkelerin unsurlarına da olumlu katkılar sağlıyoruz.

PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ÖRNEĞİ
Pakistan bunun en önemli örneklerinden biri.
Türkiye’nin Pakistan Donanması’na yönelik MİLGEM projesi kapsamında önemli katkılar sunuyor. Türkiye’de inşa edilen ikinci ve son korvetin yakın zaman Pakistan Donanması’na teslim edilmesi, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin mavi sularda ulaştığı noktayı gösteriyor.

Suudi Arabistan’ın da Türkiye’de geliştirilen ve üretilen deniz platformlarına ilgisi her geçen gün artıyor. Yapılan anlaşmalar ve iş birlikleri bunun önümüzdeki dönemde daha da büyüyebileceğinin güçlü emareleri…
Ve son dönemde dikkat çeken bir başka gelişme… Romanya.
Ülkemiz kaynaklarıyla üretilen Hisar sınıfı açık deniz karakol gemisi TCG Akhisar’ın Romanya Donanması’na satılması, Türkiye açısından tarihi bir adım diyebiliriz. Millî Savunma Bakanlığı’na bağlı ASFAT aracılığıyla yaklaşık 223 milyon avro karşılığında gerçekleştirilen satış, Türkiye’nin bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye yaptığı ilk savaş gemisi ihracatı olarak kayıtlara geçti.
Romanya bu satıştan duyduğu memnuniyeti, bir yıl gibi kısa sürede üretip 23 Eylül 2023 tarihinde denize indirilen TCG Koçhisar’ı da satın almak istemesiyle gösteriyor.
Üstelik TCG Akhisar’ın yerine Türk Deniz Kuvvetleri için daha üstün özelliklere sahip TCG Seferihisar’ın inşa ediliyor olması, Türkiye’nin kendi donanmasını da sürekli geliştirdiğinin kanıtı diyebiliriz.
MAVİ VATAN’IN GURUR PROJELERİ
Türkiye’de devam eden projelere baktığımızda karşımıza çok daha büyük bir tablo çıkıyor;
Milli Uçak Gemisi MUGEM’den TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi’ne, İSTİF sınıfı fırkateynlerden Reis sınıfı denizaltılara ve Milli Denizaltı MİLDEN projesine kadar çok sayıda stratejik platform aynı anda geliştiriliyor. Bunun yanında açık deniz karakol gemileri ve korvetler de inşa edilmeye devam ediyor. Milli uçak gemimiz, 27 Eylül 2027’de denizle buluşacak.
Mesela; TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi Projesi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin açık denizlerdeki hava, su üstü ve su altı savunma ihtiyaçlarını milli imkanlarla karşılamak üzere başlatılan stratejik bir savaş gemisi programı… Çelik Kubbe katmanlı hava savunma mimarisini Mavi Vatan’a taşıyacak olan projenin ilk adımı sayılacak bu dev proje İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda devam ediyor.
Yani hedefimiz sadece gemi üretmek değil. Bu platformları kendimiz tasarlayarak bu alanda da küresel ölçekte otorite olmak istiyoruz.
Mühendislik faaliyetleriyle bu projeleri geliştirebilmek asıl önemli iş… Sistemi yerli kaynaklarınla besleyebilmek. Yerli yazılımları, silahları ve sensörleri bu platformlara entegre edebilmek. Ve bütün bunları kendi yerli ve milli kabiliyetlerinizle gerçekleştirmeyi sürdürebilmek.

Türkiye bugün gelinen noktada bütün bunları yapabilme gücüne erişmiş durumda…
Bunun yanında ihracat başarısı yakalayabildiğini gösteriyor. Türkiye’nin denizcilik alanındaki yükselişinin en önemli göstergelerinden biri ihracat. Pakistan, Malezya, Ukrayna, Nijerya ve Romanya gibi ülkeler için Türk tersanelerinde askeri gemiler inşa ediliyor. Dünyanın süper gücü denilen ülkelere bile ihracat yapılabileceği konuşuluyor. Yakın zamanda bazı ülkelerin kapımızı çaldığını duyuyoruz.
Konumuzu dağıtmadan devam edelim;
Nijerya Donanması için iki Açık Deniz Karakol Gemisi ve iki hücumbot inşa ediliyor. Açık Deniz Karakol Gemilerinin teslimat aşamasına geldiği ifade ediliyor.
Malezya Donanması için üç MİLGEM korvetinin inşası sürüyor. Bu gemilerin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.
Ukrayna MİLGEM Projesi kapsamında iki korvetin inşası devam ediyor.
Romanya için bir Hisar sınıfı hafif korvetin daha satışı için görüşmelerin ve pazarlıkların devam ettiği yönünde bilgiler var.
Portekiz Donanması için de iki Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi inşa ediliyor.
Dahası da var. Ama savunma alanındaki gizliliğe riayet ederek bu kadarıyla yetinelim.
Bütün bunlara baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Türkiye artık denizlerde sadece kendi donanmasını güçlendiren bir ülke değil. Dünyanın farklı ülkelerinin donanmalarına gemi üreten bir savunma sanayisi gücüne dönüşmüş durumda.

DENİZLERİN BÜYÜK ÖNEMİ
Dünyanın farklı bölgelerinde yükselen gerilimlere ve yeni çatışma hatlarına baktığımızda, Türkiye’nin ortaya koyduğu Mavi Vatan vizyonunun ne kadar önemli ve stratejik bir karşılığı olduğunu bugün çok daha iyi anlaşılıyor.
Çünkü artık denizler yalnızca ticaret yollarının geçtiği alanlar değil. Boğazlar, kritik su yolları ve deniz geçişleri; küresel rekabetin, güç mücadelelerinin ve jeopolitik hesaplaşmaların merkezine yerleşmiş durumda.
Böylesine hassas bir dönemde denizlerdeki hak ve menfaatlerimizi koruyabilmek, güçlü bir vizyonun yanında ciddi bir teknolojik ve askeri kapasiteyi de zorunlu kılıyor. Türkiye’nin barıştan yana tavrı, yalnızca uluslararası kurallara vurgu yapan diplomatik bir söylemden ibaret değil. Barışı koruyabilmenin yolu, aynı zamanda ülkenin kendi haklarını ve çıkarlarını savunabilecek güce sahip olmasından geçiyor.
Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de son yıllarda yaşanan gelişmeler bunun açık göstergesi.
Buna Hürmüz merkezli gelişmeleri, Uzak Doğu’daki rekabeti ve Latin Amerika’ya kadar uzanan farklı gerilim bölgelerini eklediğimizde ortaya çok daha geniş bir tablo çıkıyor.
Dünya değişiyor. Güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Denizlerin jeopolitik önemi ise giderek artıyor.
Dolayısıyla Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarını, güvenliğini ve ulusal çıkarlarını koruyabilmesi artık geçmişe kıyasla çok daha büyük savunma kapasitesi gerektiriyor.
ASIL BAŞARI GENÇLERİMİZE AŞILANAN BİZ YAPABİLİRİZ İNANCI
TEKNOFEST Mavi Vatan’da beni en çok etkileyen ise sadece gemiler, denizaltılar, bunlara yerleştirilen hava araçları ya da savunma sistemleri değildi.
Heyecanla platformları inceleyen gençlerimizdi. Çünkü bütün bu teknolojilerin arkasında bir insan kaynağı var. Bir mühendislik birikimi var. Bir hayale aşık insanlar var. Ve en önemlisi, geleceğe dair bir özgüven ve meydan okuma var.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye’yi savunma sanayisinde dışa bağımlı bırakmayı hedefleyen anlayışa karşı çok önemli bir eşik aşıldı. Ne kadar minnet duysak, teşekkür etsek az.
Bunu yalnızca bir savunma sanayisi hamlesi olarak görmemek gerekiyor. Bu, aynı zamanda bir “Özgüven Devrimi”dir.
TEKNOFEST Mavi Vatan, bu vizyonun, bu özgüvenin toplumun her kesimine ulaştığını gözler önüne seriyor.
Festival alanında gençlerin savaş gemilerine, insansız sistemlere ve deniz teknolojilerine yaklaşımı Türkiye’nin geleceğine bakışı aslında…
Bugün festival alanlarında teknolojiye merakla bakan gençler, yarının mühendisleri, bilim insanları, tasarımcıları ve savunma sanayisi uzmanları olacak. Bugün denizlerde ürettiğimiz her platform da yarının mühendisleri için inşa edilen bir basamak aslında. Geleceğe bırakılan bir miras.
Selçuk Bayraktar’ın festivalin kapanış konuşmasındaki; “Tüm müesseseleriyle yıkılmış bu dünyayı, inancımızın adalet, merhamet ve iyilik değerleriyle, medeniyetimizin güneş yüzlü gençleri, sizler, TEKNOFEST kuşağı inşa edeceksiniz. TEKNOFEST gençliği, ‘kim var?’ denildiğinde sağına soluna bakmadan ‘ben varım’ diyen, bu vatanın sorumluluğunu omuzlayan gençliktir.
TEKNOFEST gençliği umuttur. TEKNOFEST gençliği beklenendir. Yolumuz açık, pruvamız neta, ufkumuz KIZILELMA.” sözleri tüm anlattıklarımızın özeti, şiarıdır.
Özetle; Dostlarımız için güven, düşmanlarımız için ise gözden kaçırılmaması gereken bir güç olmaya devam ediyoruz.
Türkiye, denizlerde de artık başka ülkelerin dümen suyundan gitmiyor.
Kendi rotasını kendi çiziyor.
Ve o rota, bizi dünyanın sayılı ülkeleri arasına götürüyor.
Osman Ateşli –Haber7
e-posta: osman.atesli@haber7.com
X:@oatesli
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TEKNOFEST Mavi Vatan’da yaptığı açıklamada sektördeki yerlilik oranının yüzde 83’e ulaştığını ve Türk sistemlerinin küresel ölçekte yakından izlendiğini duyurdu.
Türkiye’nin denizlerdeki gücünü ve savunma sanayiindeki millî teknolojilerini dünyaya tanıtan TEKNOFEST Mavi Vatan, Kocaeli’de yoğun katılımla devam ediyor. Etkinliğin ikinci gününde on binlerce vatandaş yerli ve millî teknolojileri yakından inceleme fırsatı bulurken, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyeye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
TRT Haber ve A Haber’e konuşan Görgün, Türkiye’nin savunma sanayiinde yerlilik ve millîlik oranının yüzde 83 seviyesine ulaştığını belirterek, ülkenin artık yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarına cevap verebilen bir teknoloji ekosistemine sahip olduğunu vurguladı.
“GÜÇLÜ VE DİNAMİK BİR DONANMAYA SAHİBİZ”
Haluk Görgün, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Türkiye’nin denizlerdeki kabiliyetlerine dikkat çekerek, “Yerli üretimle; güçlü, dinamik ve kendini sürekli güncelleyen bir donanmaya sahibiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda önemli mesafe katettiğini belirten Görgün, geliştirilen insansız ve otonom sistemlerin yanı sıra sürü teknolojilerinin yeni harekât doktrinlerinin şekillenmesine katkı sunduğunu söyledi.
SAVUNMA SANAYİİNDE YÜZDE 83 YERLİLİK
Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 83’e yükseldiğini açıklayan Görgün, bazı alanlarda geliştirilen sistemlerin dünyaya örnek olduğunu belirtti.
Görgün, Türkiye’nin teknolojisinin artık küresel ölçekte takip edildiğini ifade ederek, bu başarının daha ileri teknolojiler geliştirmek için önemli bir motivasyon oluşturduğunu kaydetti.
GENÇLERDEN DENİZ TEKNOLOJİLERİNDE MİLLÎ HAMLE
TEKNOFEST Mavi Vatan’da gençlerin deniz teknolojileri alanındaki projeleri de büyük ilgi görüyor. İnsansız deniz araçları ve su altı otonom sistemleri yarışmalarına katılan gençler, kendi tasarladıkları araçlarla mücadele ediyor.
İnsansız Deniz Araçları Yarışması’nın HAVELSAN ve ASELSAN koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Görgün, organizasyonda yüzlerce takımın yer aldığını ve gençlerin TCG Anadolu’nun gölgesinde geliştirdikleri insansız deniz araçlarını suya indirdiğini aktardı.
İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması’nın da 9 yıldır düzenlendiğini belirten Görgün, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin bu alanda kendilerini geliştirdiğini söyledi.
“SAVUNMA SANAYİİNDE GENÇ BİR KADROMUZ VAR”
Türkiye’nin savunma sanayiindeki en önemli gücünün genç insan kaynağı olduğuna dikkat çeken Görgün, “Savunma sanayiinde genç bir kadromuz var ve uzun yıllar çok daha iyilerini yapacaklar” dedi.
TEKNOFEST’in gençlerin teknolojiye ilgisini artırdığını belirten Görgün, organizasyonun artık Türkiye sınırlarını aşan küresel bir teknoloji platformuna dönüştüğünü ifade etti.
Bu yıl TEKNOFEST kapsamında 96 farklı ülkeden yarışmacıların kabul edildiğini aktaran Görgün, yurt dışından gelen ekiplerin de Türkiye’de teknoloji yarışmalarına katılmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
TCG ANADOLU VE BAYRAKTAR TB3 DÜNYA TARİHİNE GEÇTİ
Türkiye’nin deniz havacılığındaki kabiliyetlerine de değinen Görgün, TCG Anadolu’nun kısa pistinden Bayraktar TB3’ün iniş ve kalkış gerçekleştirmesinin dünya açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
TB3’ün NATO tatbikatında da zorlu koşullarda kabiliyetlerini ortaya koyduğunu ifade eden Görgün, Türkiye’nin savunma sanayiinde yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarına da çözüm sunabilen bir ülke konumuna geldiğini vurguladı.
TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ikinci kez düzenlendiğini belirten Görgün, organizasyonun gençlerin deniz teknolojilerine yönelik ilgisini artırdığını ve Türkiye’nin gelecekteki savunma sanayii insan kaynağının yetişmesine önemli katkı sağladığını kaydetti.
2. Προς Κον Ιωάννου, ΣΚΑΪ και προς όποιον άλλον… Προπαγανδιστή: Η “Χρυσή Αυγή” ΔΕΝ είναι ή ΔΕΝ ήταν ΑΚΡΟΔΕΞΙΟ Κόμμα! Ήταν Κόμμα ΕΘΝΙΚΟ-ΣΟΣΙΑΛΙΣΤΙΚΟ, λέγε με ορθότερα ΝΑΖΙΣΤΙΚΟ!
3. Προς Κον Κωστίδη, ΣΚΑΪ:
- Σου γράφαμε να πάψεις να είσαι “έξυπνος” “προμόουτερ” του πρώην “Σόρος-Τσίπρα” και νυν “Ροτσιλντ-ό-παιδου”! Σήμερα σου γράφουμε να πάψεις να είσαι το φερέφωνο του τ/ΥΠΕΞ! Άραγε τί να “παίρνεις” από την διπλωμάτη σύζυγό σου; Δηλαδή, σε μια πιο “large” διατύπωση, ο γάμος σου ήταν γάμος από έρωτα ή γάμος απ’ αυτούς που “κάνουν” / που προωθούν γενικώς οι “Μ.Υ.” και δη η “MİT”, που σε τέτοιους γάμους έχει πάρει, πάρα πολλές φορές, … χρυσό μετάλλιο;
- Καμμία “ΜΕΡΙΝΤΙΆΜ” ΔΕΝ ΜΠΟΡΕΙ ΝΑ ΖΗΤΗΣΕΙ ΚΑΜΜΙΑ ΑΔΕΙΑ ΑΠΟ ΤΗΝ ΤΟΥΡΚΙΑ, ΔΙΟΤΙ ΤΟ ΕΡΓΟ ΕΙΝΑΙ ΤΟΥ “ΑΔΜΗΕ”, “ΑΝΗΚΕΙ” Σ’ ΑΥΤΟΝ! Συνεπώς, μόνον ο “ΑΔΜΗΕ”, ήτοι η ίδια η ΕΛΛΑΣ, θα μπορούσε να ζητήσει… άδεια από την Τουρκία για να εκτελέσει το έργο!.. “Με αυτό το πλευρό να κοιμάστε”!..
- Τέλος, αυτό που ελέχθη από τον εκφωνητή της φετινής τ/κρατικής εκδηλώσεως στο “ΜΑΝΤΖΙΚΕΡΤ”, παρουσία του ΡΤΕ, για το 2071 και για την παγκόσμιο κυριαρχία της Τουρκίας τότε, ΑΥΤΟ ΔΕΝ ΕΛΕΧΘΗ ΓΙΑ ΠΡΩΤΗ ΦΟΡΑ ΕΚΕΙ, ΟΠΩΣ ΕΙΠΕΣ ΚΑΙ ΣΟΥ ΕΚΑΝΕ ΤΑΧΑ ΕΝΤΥΠΩΣΗ ΚΑΙ… “ΠΑΠΑΡΙΑ ΜΕΝΤΟΛΕΣ”!.. Ο ΙΔΙΟΣ Ο ΡΤΕ ΣΕ ΠΡΟΗΓΟΥΜΕΝΗ ΧΡΟΝΙΑ (ΚΑΙ!) ΣΤΟ ΜΑΝΤΖΙΚΕΡΤ ΕΙΧΕ ΑΝΑΦΕΡΘΕΙ ΣΕ ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΕΣ ΟΡΟΣΗΜΑ ΓΙΑ ΤΟΥΣ ΤΟΥΡΚΟΥΣ ΚΑΙ ΤΗΝ ΤΟΥΡΚΙΑ ΚΑΙ ΕΙΔΙΚΑ ΓΙΑ ΤΟ 2071!.. (Προς ενημέρωσή σου όμως, το πνεύμα του ΡΩΜΑΝΟΥ ΤΟΥ Δ’ ΤΟΥ ΔΙΟΓΕΝΟΥΣ ΕΙΝΑΙ ΑΚΟΜΑ ΖΩΝΤΑΝΟ)!..
- ΕΜΑΣ, ΚΕ… ΤΣΙΠΡΟ-ΚΩΣΤΙΔΗ, ΑΛΛΟ ΜΑΣ ΕΚΑΝΕ ΕΝΤΥΠΩΣΗ! ΤΊ; ΔΕΣ ΤΟ ΠΑΡΑΚΑΤΩ ΠΡΩΤΟΣΕΛΙΔΟ ΚΑΙ ΚΑΤΑΛΑΒΕ ΜΟΝΟΣ ΣΟΥ ΤΊ, ΕΣΥ ΕΙΔΙΚΑ ΠΟΥ ΕΙΣΑΙ ΚΑΙ ΤΟΥ… ΠΑΤΡΙΑΡΧΕΙΟΥ!.. ΕΜΕΙΣ ΓΙΑ ΝΑ ΣΕ ΒΟΗΘΗΣΟΥΜΕ ΘΑ ΣΟΥ ΠΟΥΜΕ ΟΤΙ Η Τ/ΗΜΙΣΕΛΗΝΟΣ ΗΤΑΝ ΒΥΖΑΝΤΙΝΟ ΣΥΜΒΟΛΟ!.. ΛΕΣ ΟΙ ΣΥΓΧΡΟΝΟΙ ΤΟΥΡΚΟΙ ΝΑ ΟΙΚΕΙΟΠΟΙΗΘΟΥΝ ΚΑΙ ΤΟΝ… ; ΣΧΕΔΟΝ ΣΕ ΒΟΗΘΗΣΑΜΕ 100%!

4. Προς ΣΚΑΪ:
- Πάψτε στις “ΕΙΔΗΣΕΙΣ” σας να λέτε την γνωστή παπαριά σας, ότι δηλαδή έχασαν οι Η.Π.Α. στο Ιράν!.. Κε Παπαχελά εσύ είσαι “από πίσω”;
- Το ότι παρουσιάζετε τόσο πολύ τον ΡΤΕ και δη συνεχώς, (τόσο πολύ κανέναν Έλληνα πολιτικό δεν παρουσιάζετε / αποσπάσματα ομιλιών κυρίως!), σημαίνει ότι πράγματι είστε, εκτός από βαζελο-κάναλο και Τουρκο-βαζελο-κάναλο, όπως ακούμε να λένε; Ντροπή σας, ρεεεεε, γαμώ τον Ατζούν σας!..
5. Προς ε/φ “ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ”! Με αφορμή την όλη σας, πρωτοσέλιδη, καιρό τώρα, αρθρογραφία! (Ο Θεός να την κάνει) και ειδικότερα ό,τι γράψατε για την COP31 και την Αττάλεια, Χουντο-Συριζο-Ελασίτικα ρετάλια της δημ/φίας ή καλύτερα της “δημ/φίας” – πατσαβουρογραφίας! (Όπως και τα ίδια και με τις παπαριές σας, της 27-08-26, για το καλώδιο)!
- ΚΑΛΟΥΜΕ ΤΟΝ… ΚΟΥΑΣΙΜΟΔΟ ΚΟΤΤΑΚΗ, ΑΥΤΟΝ ΠΟΥ ΟΠΩΣ ΠΡΟΣΦΑΤΩΣ ΠΡΟΣΕΞΑΜΕ ΤΑ 2 ΤΟΥ ΜΑΤΙΑ ΣΥΓΚΛΙΝΟΥΝ ΠΡΟΣ ΤΑ ΕΜΠΡΟΣ (ΕΙΔΙΚΑ ΤΟ ΑΡΙΣΤΕΡΟ) ΚΑΙ ΣΕ ΑΠΟΣΤΑΣΗ ΆΝΤΕ 3, 4 ΠΑΛΑΜΩΝ ΑΠΟ ΤΟ ΠΡΟΣΩΠΟ ΤΟΥ, ΜΕ ΣΥΝΕΠΕΙΑ ΝΑ ΜΗΝ ΜΠΟΡΕΙ ΝΑ ΔΕΙ ΠΕΡΑΝ ΤΗΣ ΜΥΤΗΣ ΤΟΥ ΤΙΠΟΤΕ, (ΟΠΩΣ ΛΕΜΕ), ΝΑ ΕΠΙΣΚΕΦΤΕΙ ΚΑΙ ΚΑΝΕΝΑ ΨΥΧΟΛΟΓΟ – ΨΥΧΙΑΤΡΟ ΤΩΡΑ (!), ΩΣΤΕ ΝΑ ΝΑ ΜΗΝ ΤΟΥ ΣΥΜΒΕΙ ΚΑΝΕΝΑ ΚΑΚΟ ΣΤΗΝ ΥΓΕΙΑ ΤΟΥ, ΜΕΤΑ ΑΠΟ ΜΙΑ ΠΙΘΑΝΗ ΝΙΚΗ ΜΗΤΣΟΤΑΚΗ, ΣΤΙΣ ΠΡΟΣΕΧΕΙΣ ΕΘΝΙΚΕΣ ΕΚΛΟΓΕΣ!.. ΔΕΝ ΝΟΜΙΖΟΥΜΕ ΟΤΙ ΘΑ ΤΟ ΑΝΤΕΞΕΙ!..
– Συνεχείστε ΟΛΟΙ ΕΚΕΙ ΣΤΙΣ Ε/Φ “ΕΣΤΙΑ” ΚΑΙ “ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ” να ξεφτιλίζεστε ΠΑΤΌΚΟΡΦΑ! Ναι, πράγματι, ο Π-Θ είναι ανίκανος γενικώς και κυρίως είναι… προδότης!… Ουστ, καθίκια! Αλλά είπαμε ΟΥΔΕΜΙΑ ΕΛΛΑΔΑ ΣΑΣ ΝΟΙΑΖΕΙ, ΓΙΑ ΤΟ ΜΟΝΟ ΠΟΥ ΕΝΔΙΑΦΕΡΕΣΤΕ ΕΙΝΑΙ ΝΑ “ΠΕΣΕΙ” Ο ΜΗΤΣΟΤΑΚΗΣ! “Πάτε” τώρα και γλείψτε, η μία μερίδα σας, τον προδότη της πολιτικής μάνας του ΣΑΜΑΡΑ και η άλλη μερίδα το “ΠΟΥΛΗΤΑΡΙ” της Μακεδονίας μας, αυτήν την πολιτική παλιο-κοπριά, ώστε να εξασφαλίσετε, ό,τι κυνηγάει ο καθένας σας, απ’ τους μεγάλους αυτούς ηγέτες που… έρχονται!.. Αχαχαχαχαχαχαχαχα!
6. Κε Φίλη! Ορθά όσα είπες στον ΣΚΑΪ (27-08-2026), για την Τουρκία και την Λωζάννη, κλπ!.. Συνέχιζε να μας διαβάζεις και θα ωφεληθείς και άλλο!.. Τα έλεγε στο ε/”ΓΕΕΘΑ” ο “ΑΡΧΑΓΓΕΛΟΣ” με την Ομάδα των “ΑΓΓΕΛΩΝ” , πριν ακόμα από 15, 16 χρόνια, γι΄αυτό και τον “σκότωσαν” (Η ισχυρότατη κλίκα των ασχέτων… του υπόψη αντικειμένου της ε/… “ΒΑΡΙΑ”) !..
7. Η Ιστορία διδάσκει, αλλά εμείς δυστυχώς δεν (!) την διαβάζουμε! Διαβάστε παρακάτω για τους Καταλανούς, που πριν από κάποιους αρκετούς αιώνες, πέρασαν και αυτοί από την χώρα μας φτάνοντας μέχρι και την περιοχή της Βοιωτίας, σφάζοντας ό,τι μιλούσε ελληνικά!..
ΚΑΤΑΛΑΝΟΙ ΚΑΙ ΙΣΠΑΝΟΙ, ΓΙΑ ΑΛΛΗ ΜΙΑ ΦΟΡΑ, ΜΑΖΙ ΣΕ ΑΓΑΣΤΗ ΜΟΝΙΜΗ ΑΝΘΕΛΛΗΝΙΚΗ… ΟΡΧΗΣΤΡΑ ΜΕ ΑΝΘΕΛΛΗΝΙΚΑ… ΤΡΑΓΟΥΔΙΑ!.. ΜΟΝΟΝ ΟΙ ΚΟΙ ΑΝΔΡΟΥΛΑΚΗΣ ΚΑΙ ΤΣΙΠΡΑΣ ΚΑΙ ΙΔΙΑΙΤΕΡΩΣ Ο “ΓΙΔΟΓΑΜΗΣ” ΣΥΓΚΡΙΤΙΚΑ ΜΕ ΤΟ “ΡΟΤΣΙΛΝΤ-Ο-ΠΑΙΔΟ” ΣΥΝΕΧΙΖΟΥΝ ΝΑ ΕΙΝΑΙ ΤΟΣΟ ΦΙΛΟ-ΙΣΠΑΝΟΙ ΓΕΝΙΚΩΣ !..

ΚΕ ΓΚΑΓΚΑΤΣΗ, ΘΑ ΚΑΝΕΙΣ ΚΑΤΙ ΣΑΝ ΟΜΟΣΠOΝΔΙΑ;
8. Καλά, ρε ξεφτίλες! Πόσες φορές γράψαμε εδώ για τους στρατηγικούς σχεδιασμούς της Τουρκίας, δια της “MİT”, εντός του στρατηγικού κέντρου / εντός της καρδιάς της χώρας μας; Από τις φωτιά στο Μάτι και μετά, γράφουμε… φωνάζοντας!.. Ουστ!..
Αφήστε πχ να καεί ο Ναύσταθμος της Σαλαμίνος [πρόσφατο (!) πιθανό… τ/μήνυμα για την επικείμενη άφιξη της 2ης “Μπελαρά” μας], η Τανάγρα ή ο Άραξος, αφήστε να μπλοκαριστούν / να μπλοκαρίζονται (sic) οι δρόμοι από Βοιωτία και από Κορινθία προς Αθήνα και ανάποδα, αφήστε να ανατιναχτεί η “ΜΟΤΟR ΟİL”, ο… Ασπρόπυργος, κλπ, κλπ, κλπ!..
9. Το ότι η Τουρκία έβαλε εταιρεία με επικεφαλής άτομο φερόμενο ως “κολλητό” του Τραμπ, για να πάρει τα “F-35”, σημαίνει ότι κατά 99% ΔΕΝ σκοπεύει να δώσει ΠΟΥΘΕΝΑ (!) τους ρωσικούς “S-400” της! (Ο “Νόμος Των Πιθανοτήτων” δεν επιτρέπει ποτέ να αναφερόμαστε σε 100%, ένα ποσοστό που ανήκει μόνον στον… Θεό, όπως το… Άριστα)!..
Στόχος ευρύτερος των Τούρκων είναι η συχνή επί του θέματος όχληση των Η.Π.Α.!..
10. Κούτρα! Πόσο ξεφτίλας πρέπει να είσαι ρε, για να κάνεις πλάκα με τους Αγίους μας (Άγιο Φανούριο) και άρα με την θρησκεία μας, ρε… στούμπο; ΓΙΑΤΙ, ΡΕ ΣΕΙΣ, ΟΙ ΠΕΡΙΣΣΟΤΕΡΟΙ ΕΚΕΙ ΔΗΜ/ΦΟΙ ή “ΔΗΜ/ΦΟΙ” ΣΤΟ “ΣΚΑΪ” ΕΙΣΤΕ ΓΙΑ ΤΑ ΣΚΑΤΑ ΠΡΑΓΜΑΤΙΚΑ;
11. Ο Α/”CİA” Κος Τζον ΡΑΤΚΛΙΦ μετέβη στην Μόσχα (25 / 26 – 08 – 2026), όπως εμείς εκτιμούμε, διότι οι Ρώσοι τους είπαν πως σκέπτονται να προσβάλλουν με τακτικά πυρηνικά όπλα την Ουκρανία, αλλά και κάποιες χώρες του ΝΑΤΟ, διότι εσχάτως η Ουκρανία, πλην της υποστηρίξεως που της παρέχεται από χώρες του ΝΑΤΟ, της παρέχονται και συγκεκριμένες πληροφορίες, με αποτέλεσμα το Κίεβο να προσβάλλει την Ρωσία, σε πολύ μεγάλο βάθος στο έδαφός της και μάλιστα χαρακτηρισμένους ως κρισίμους στόχους!
12. ΠΡΟΣΟΧΗ (!!!), ΓΙΑ ΟΣΟΥΣ ΚΑΤΕΧΟΥΝ… ΤΑ “ΚΛΕΙΔΙΑ” ΣΕ ΕΛΛΑΔΑ ΚΑΙ ΤΟΥΡΚΙΑ, ΑΛΛΑ ΤΟ ΑΥΤΟ ΚΑΙ ΓΙΑ ΤΟ ΝΑΤΟ ΚΑΙ ΤΙΣ Η.Π.Α. , ΔΙΟΤΙ ΕΛΛΟΧΕΥΕΙ ΚΙΝΔΥΝΟΣ Ε-Τ ΣΥΡΡΑΞΕΩΣ – ΠΟΛΕΜΟΥ!
- ΑΝ ΟΙ ΤΟΥΡΚΟΙ ΚΑΝΟΥΝ Ο,ΤΙΔΗΠΟΤΕ ΣΕ ΒΑΡΟΣ ΤΗΣ ΕΛΛΑΔΟΣ ΣΤΑ 2 ΠΑΡΑΝΟΜΑ (!), (ΠΑΡΑΝΟΜΑ ΑΦΟΥ ΚΥΡΙΩΣ ΠΕΡΙΛΑΜΒΑΝΟΥΝ Ε/ΝΕΡΑ, ΠΛΗΝ ΤΩΝ ΔΙΕΘΝΩΝ ΚΑΙ… ΟΛΙΓΩΝ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ) ΘΑΛΑΣΣΙΑ ΠΑΡΚΑ ΠΟΥ ΠΡΟΣΦΑΤΩΣ ΕΞΗΓΓΕΙΛΕ Η ΓΕΙΤΟΝΑ ΧΩΡΑ, ΤΟΤΕ Η ΕΛΛΑΔΑ ΘΑ ΑΠΑΝΤΗΣΕΙ ΔΥΝΑΜΙΚΑ, ΜΕ ΑΠΟΤΕΛΕΣΜΑ ΚΑΙ ΟΙ ΤΟΥΡΚΟΙ ΠΙΘΑΝΟΤΑΤΑ ΝΑ ΑΝΤΙΔΡΑΣΟΥΝ ΤΟ ΙΔΙΟ ΚΑΙ ΤΟΤΕ… “Ο ΘΕΟΣ ΒΟΗΘΟΣ” ΓΙΑ ΟΛΟΥΣ ΤΟΥΣ ΠΑΡΑΠΑΝΩ, ΑΛΛΑ ΚΑΙ ΦΥΣΙΚΑ ΚΑΙ (!) ΓΙΑ ΤΗΝ ΠΑΓΚΟΣΜΙΟ ΕΙΡΗΝΗ!!!..

ΓΙΑ ΔΕΙΤΕ ΤΊ ΛΕΕΙ ΤΟ ΠΡΩΤΟΣΕΛΙΔΟ!
“ΑΡΧΙΖΕΙ Η ΟΜΑΔΑ ΠΕΔΙΟΥ”!
13. Στον Αντιναύαρχο (Ε.Α.) / Λ.Σ. Κον ΣΠΑΝΟ! Και οι Τούρκοι πια είναι ΠΟΙΟΤΙΚΟΙ ΚΑΙ ΜΑΛΙΣΤΑ ΑΚΡΩΣ ΠΟΙΟΤΙΚΟΙ! ΔΕΝ ΙΣΧΥΕΙ ΠΙΑ ΑΥΤΗ Η ΤΟΣΟ ΓΛΥΚΕΙΑ ΚΑΠΟΤΕ Ε/ΚΑΡΑΜΕΛΑ!.. Οι “ΑΓΓΕΛΟΙ” ΠΕΤΟΥΝ ΠΟΛΥ ΨΗΛΑ ΚΑΙ ΞΕΡΟΥΝ ΚΑΛΑ!..
14. ΠΡΟΣΚΛΗΘΗΚΕ ΚΑΙ ΤΟ ΜΠΑΓΚΛΑΝΤΕΣ (ΚΑΠΟΤΕ ΑΝΑΤΟΛΙΚΟ ΠΑΚΙΣΤΑΝ), ΣΤΗΝ “ΣΥΜΜΑΧΙΑ ΤΗΣ ΜΕΚΚΑ”, ΑΛΛΑ ΔΕΝ ΞΕΡΟΥΜΕ ΑΝ ΘΑ ΤΗΝ ΑΠΟΔΕΧΘΕΙ, ΛΟΓΩ ΤΩΝ ΠΟΛΥ ΜΕΓΑΛΩΝ ΔΙΑΦΟΡΩΝ ΤΗΣ ΜΕ ΤΟ ΠΑΚΙΣΤΑΝ!..
15. ΦΑΙΝΕΤΑΙ ΝΑ ΤΕΛΕΙΩΝΕΙ ΟΡΙΣΤΙΚΑ ΜΕ ΤΗΝ ΘΡΗΣΚΕΥΤΙΚΗ ΑΙΡΕΣΗ ΤΩΝ “ΣΟΥΛΕΪΜΑΝΤΖΙ-ΛΑΡ” Ο ΡΤΕ! “ΦΟΡΤΩΝΕΙ” ΣΤΟΝ ΕΠΙΚΕΦΑΛΗΣ ΤΟΥΣ ΑΛΙΧΑΝ ΚΟΥΡΙΣ (ΕΙΝΑΙ ΗΔΗ ΚΡΑΤΟΥΜΕΝΟΣ ΓΙΑ ΑΠΟΠΕΙΡΑ ΝΑ ΓΙΝΕΙ Η ΑΙΡΕΣΗ ΑΥΤΗ -ΑΙΡΕΣΗ ΚΑΙ ΟΧΙ “ΣΕΧΤΑ”- ΚΑΤΙ ΣΑΝ ΤΟΥΣ “ΓΚΙΟΥΛΕΝΙΣΤΕΣ” ΤΗΣ “FETÖ”), ΚΑΙ ΣΕ ΜΕΛΗ ΤΗΣ ΟΙΚΟΓΕΝΕΙΑΣ ΤΟΥ ΤΗΝ ΔΟΛΟΦΟΝΙΑ, ΟΠΩΣ ΣΗΜΕΡΑ ΛΕΝΕ ΟΙ Τ/ΙΑΤΡΟΔΙΚΑΣΤΕΣ ΟΤΙ ΕΠΡΟΚΕΙΤΟ (ΤΟΝ ΕΠΝΙΞΑΝ ΜΕ ΜΑΞΙΛΑΡΙ ΣΤΟ ΠΡΟΣΩΠΟ ΤΟΥ), ΤΟΝ ΠΡΟ 10 ΕΤΩΝ ΘΑΝΑΤΟ ΑΠΟ ΕΓΚΕΦΑΛΙΚΟ (ΕΤΣΙ ΕΙΧΑΝ ΠΕΙ ΤΟΤΕ ΩΣ ΕΠΙΣΗΜΗ “ΑΙΤΙΑ ΘΑΝΑΤΟΥ”), ΤΟΥ ΤΟΤΕ ΥΠΟΥΡΓΟΥ ΑΧΜΕΤ ΝΤΕΝΙΖΟΓΛΟΥ!..
ΔΙΑΒΑΣΤΕ ΠΑΡΑΚΑΤΩ!

16.
Çılgın proje resmen tanıtıldı! 100 milyar dolarlık devasa üs!
20.
Netanyahu says Iran tried to assassinate one of his sons

The military censor was surprised by Netanyahu’s disclosure because it had until now rejected attempts to publish information about the assassination plot.
By Vered Weiss, World Israel News
Prime Minister Benjamin Netanyahu said Monday that Iran had attempted to assassinate one of his sons, publicly disclosing information that Israel’s military censor had previously barred from publication.
The military censor was surprised by Netanyahu’s disclosure because it had until now rejected attempts to publish information about the alleged assassination plot.
Netanyahu did not identify which of his sons, Yair Netanyahu or Avner Netanyahu, was allegedly targeted.
The disclosure comes after N12 reported last month that Sara Netanyahu, the prime minister’s wife, had pressed officials at the National Security Council and the Shin Bet to recommend extending security protection for her and her sons for five years.
Sara Netanyahu also sought to have the decision made immediately, regardless of the outcome of the elections, according to the report.
One day after N12’s report, the Ministerial Committee for Shin Bet Affairs approved lifetime security protection for Netanyahu and his wife, Sara, with an option for an extension.
The committee also decided that Yair and Avner Netanyahu would receive security protection for five years.
The decision regarding Netanyahu and his wife was made on the recommendation of Shin Bet Director David Zini despite opposition from professional officials.
National Security Council officials had opposed approving security arrangements for a five-year period in advance.
They acknowledged that threats currently exist, particularly during the complicated security situation created by the war with Iran, but argued that committing to five years of protection at this stage was disproportionate.
Some officials within the Shin Bet also held a similar position, according to people familiar with the matter.
Those officials favored tying security arrangements to the level of threat facing Netanyahu’s family and reassessing that threat periodically.
Under that approach, protection would be adjusted based on security assessments conducted during each period rather than guaranteed for several years in advance.
The committee nevertheless approved five years of protection for both of Netanyahu’s sons.
21. ΤΟ ΦΘΙΝΟΠΩΡΟ ΓΥΡΙΖΕΙ Η ΠΒ-ΧΙΑ ΜΑΣ ΤΩΝ “ΠΑΤΡΙΟΤ” ΑΠΟ ΤΗ Σ. ΑΡΑΒΙΑ; ΑΛΗΘΕΥΕΙ;
22. Η ΔΗΛΩΣΗ ΤΟΥ ΑΜΕΡΙΚΑΝΟΥ ΠΡΕΣΒΕΩΣ ΣΤΗΝ ΑΓΚΥΡΑ ΚΟΥ ΜΠΑΡΆΚ ΓΙΑ ΤΟ ΙΣΡΑΗΛ ΚΑΙ ΤΑ ΥΨΙΠΕΔΑ ΤΟΥ ΓΚΟΛΑΝ, ΕΙΝΑΙ ΚΑΤΙ ΠΑΡΑΠΑΝΩ ΑΠΟ ΠΡΟΣΒΟΛΗ ΤΟΥ ΙΣΡΑΗΛΙΝΟΥ ΚΡΑΤΟΥΣ ΚΑΙ ΤΟΥ ΛΑΟΥ ΤΟΥ! ΕΙΝΑΙ ΥΒΡΙΣ (!!!) ΠΡΟΣ ΤΗΝ ΙΣΤΟΡΙΑ ΚΑΙ ΤΗΝ ΑΛΗΘΕΙΑ!
ΕΚΤΟΣ ΑΝ Ο ΚΟΣ ΜΠΑΡ’ΑΚ ΠΙΣΤΕΥΕΙ ΑΥΤΟ ΠΟΥ ΕΙΠΕ Ο ΡΤΕ ΦΕΤΟΣ ΣΤΟ ΜΑΝΤΖΙΚΕΡΤ, ΟΤΙ ΔΗΛΑΔΗ Η ΙΣΤΟΡΙΑ ΞΑΝΑΓΡΑΦΕΤΑΙ ΣΤΗΝ ΠΕΡΙΟΧΗ ΜΑΣ!.. (Ο ΡΤΕ ΒΕΒΑΙΩΣ ΤΟ ΤΟΥΡΚΟΠΟΙΗΣΕ ΑΥΤΟ, ΛΕΓΟΝΤΑΣ ΠΩΣ Η ΙΣΤΟΡΙΑ ΞΑΝΑΓΡΑΦΕΤΑΙ ΑΠΟ ΤΟΥΣ ΤΟΥΡΚΟΥΣ, ΕΝΩ Ο ΜΠΑΡΑΚ ΠΙΘΝΑΩΣ ΝΑ ΤΟ ΕΝΝΟΕΙ ΓΕΝΙΚΩΣ ΚΑΙ ΠΑΝΤΟΥ ΣΤΟΝ ΠΛΑΝΗΤΗ! Ο ΡΤΕ ΤΟ ΕΙΠΕ, ΙΣΩΣ ΚΑΙ ΜΕΤΑ ΑΠΟ ΠΡΟΗΓΟΥΜΕΝΗ ΣΥΖΗΤΗΣΗ ΤΟΥ ΜΕ ΤΟΝ ΜΠΑΡΑΚ)!..

ΚΑΛΟΥΜΕ ΤΟΝ ΑΓΑΠΗΤΟ ΣΕ ΕΜΑΣ, ΣΕΒΑΣΤΟ ΚΟΝ Α/ΥΠΕΞ, ΤΟΝ ΚΟΝ Μ. ΡΟΥΜΠΙΟ, ΝΑ ΛΑΒΕΙ ΤΑ ΣΧΕΤΙΚΑ ΜΕ ΤΟΝ ΚΟΝ ΜΠΑΡΑΚ ΠΡΟΣΗΚΟΝΤΑ ΜΕΤΡΑ, ΕΝΩ ΤΟΝ ΑΝΑΜΕΝΟΥΜΕ ΝΑ ΜΑΣ ΕΠΙΣΚΕΦΤΕΙ ΣΥΝΤΟΜΑ, ΟΠΩΣ ΚΑΙ ΤΟΝ ΚΟΝ Α/ΥΠΑΜ ΤΟ ΙΔΙΟ!
ΧΩΡΙΣ ΝΑ ΘΕΛΟΥΜΕ ΝΑ ΜΕΙΩΣΟΥΜΕ ΤΟΥΣ 2 ΑΥΤΟΥΣ ΠΟΛΥ ΕΜΠΕΙΡΟΥΣ ΚΑΙ ΑΓΑΠΗΤΟΥΣ ΕΠΑΓΓΕΛΜΑΤΙΕΣ ΚΑΙ ΕΠΕΙΔΗ Η ΑΓΑΠΗΜΕΝΗ ΜΑΣ Α/ΠΡΕΣΒΕΙΡΑ ΣΤΗΝ ΑΘΗΝΑ ΚΑ ΚΙΜΠΕΡΛΙ ΜΑΣ ΕΙΧΕ ΥΠΟΣΧΕΘΕΙ ΕΠΙΣΚΕΨΗ ΤΟΥ ΚΟΥ ΤΡΑΜΠ, (ΚΑΙ ΜΑΛΙΣΤΑ ΜΕ ΟΜΙΛΙΑ ΤΟΥ ΜΕ ΤΗΝ ΑΚΡΟΠΟΛΗ ΑΠΟ ΠΙΣΩ ΤΟΥ) ΕΠΙΘΥΜΟΥΜΕ ΝΑ ΕΚΦΡΑΣΟΥΜΕ ΤΑ ΣΧΕΤΙΚΑ ΠΑΡΑΠΟΝΑ ΜΑΣ ΠΡΟΣ ΤΗΝ ΚΑ ΓΚΙΛΦΟΪΛ, Η ΟΠΟΙΑ, ΟΣΟ ΠΑΕΙ, ΟΜΟΡΦΑΙΝΕΙ ΚΑΙ ΠΕΡΙΣΣΟΤΕΡΟ, ΕΝΩ ΕΧΕΙ ΑΔΥΝΑΤΙΣΕΙ ΑΡΚΕΤΑ!..
“ΕΛΛΗΝΑΣ“
-/-


