ΕΠΙΛΟΓΗ ΜΕ ΑΓΑΠΗ, ΓΙΑ ΕΙΔΙΚΟΥΣ!

Aydınlık Gazetesi İlk Sayfası

 

ΤΩΡΑ ΘΑ ΠΙΣΤΕΨΕΤΕ, ΕΠΙΤΕΛΟΥΣ,

ΤΟΥΣ

“ΑΓΓΕΛΟΥΣ”

ABD’li Orgeneral ‘Savaş’ geliyor’ dedi! Korkuya kapılıp Türkiye’yi işaret ettiler

ABD Deniz Piyadeleri Kolordusu Komutanı ‘Savaş yaklaşıyor. Bana inanın’ dedi. ABD’li komutanın ardından korkuya kapılan Yunan basını, son yıllarda savunma sanayinde dünya devleri arasına giren Türkiye’yi işaret etti.

ABD'li Orgeneral 'Savaş' geliyor' dedi! Korkuya kapılıp Türkiye'yi işaret ettiler
 22.10.2025 

ABD Deniz Piyadeleri Kolordusu Komutanı Orgeneral Eric Smith, Kaliforniya’daki Camp Pendleton üssünde yaptığı konuşmada, sıcak çatışmanın yaklaştığı mesajını verdi.

Orgeneral Smith, Deniz Piyadeleri Kolordusunun kuruluşunun 250. yıldönümünde “Bana inanın… Bir sonraki savaş yaklaşıyor. Deniz Piyadeleri hazır olacak. Dövüşmeye hazır. Kazanmaya hazır.” ifadlerini kullandı.

YUNAN BASINI TÜRKİYE İŞARET ETTİ

Yunan basını, ABD’nin yaklaşan savaş mesajını Amerika-Türkiye-Yunanistan üçgeninde yorumladı. ABD ordusunda görev yapan Yunan asıllı General Andrew Poppas, Realnews’e verdiği röportajda, Avrupa’da Rusya’ya karşı yürütülen planlar bağlamında Amerikan ordusunun Yunanistan ile sahip olduğu özel ilişkiye dikkat çekti.

Poppas, “ABD ile Yunanistan arasındaki stratejik ilişki uzun yıllara dayanan sağlam bir temele sahiptir. Yunanistan, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alıyor. Gücü ve kararlılığıyla Yunanistan gibi bir müttefikle birlikte hareket etmek ve birlikte savaşmak, ortak vizyonlarımızı güçlendiriyor. En önemlisi kültürümüzün temeli Yunan kültürüne dayanıyor. Bu nedenle iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin kökleri güçlüdür ve bugün daha da derinleşmektedir” dedi.

‘PLANLARIMIZ YUNANİSTAN’DAN GEÇİYOR’

Yunan ordusunun Avrupa’daki Amerikan kuvvetleriyle yakın işbirliği içinde olduğunu vurgulayan Poppas, “Kuzey Avrupa’ya kuvvet sevkiyatı gerektiğinde bu Yunanistan üzerinden yapılıyor. Planlarımız Yunanistan’dan geçiyor. Sağladığınız limanlar, tesisler, lojistik destek ve güney sınırlarındaki güvenlik, kurduğumuz ilişkinin çok önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.

Haber ajansı Pentapostagma, Amerikan Deniz Piyadeleri Komutanı’nın yaklaşan savaşa dair sözlerini ve Poppas’ın açıklamalarını haberleştirirken, bu durumu Türkiye’ye karşı bir ittifakın işaretiymiş gibi yorumladı. Gazete, Dedeağaç’ta konuşlu Amerikan üsleri, limanlar ve lojistik tesisleri ittifakı somutlaştıran unsurlar olarak gösterdi.

KAYNAK: AYDINLIK
Mehmet Küçükkahveci .Haber7.com – Güncel / Siyaset Sorumlu Editör
Diriliş Postası Gazetesi İlk Sayfası
Yeni Çağ Gazetesi İlk Sayfası
Hürriyet Gazetesi İlk Sayfası

Bayraktar KIZILELMA’da tarihi gelişme! İlk atışta tam isabet! İşte o anlar

 

09.10.2025
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, test programı kapsamında TOLUN ve TEBER-82 mühimmatları ile gerçekleştirdiği ilk atış testini tam isabetle başarıyla tamamladı.

Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla geliştirdiği ve Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı olarak görev yapacak olan Bayraktar KIZILELMA, muharebe yeteneklerini kanıtladığı uçuş testlerine bir yenisini daha ekledi. Milli insansız savaş uçağının test süreci planlanan takvime uygun şekilde başarıyla ilerliyor.

HEDEFLERİ İMHA ETTİ

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde icra edilen testler kapsamında, Bayraktar KIZILELMA’nın üçüncü prototipi olan PT-3 iki ayrı sorti gerçekleştirdi. İlk uçuşta ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN mühimmatını ateşleyen Bayraktar KIZILELMA, hedefi tam isabetle vurdu. İkinci uçuşunda ROKETSAN üretimi TEBER-82 Kanatlı Güdüm Kiti ile havalanan milli insansız savaş uçağı, bu atışta da hedefi başarıyla imha etti.

EN ZORLU GÖREVLERİ İCRA EDECEK

Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında ilk prototiplerden elde edilen tecrübeler sayesinde üretim prototipinde önemli değişikliklere gidildi. Yapısal iyileştirmelerin yanı sıra aviyonik mimarisinde geliştirmeler yapıldı. Entegrasyonu başarıyla tamamlanan art yakıcılı motor alternatifi ile uçuş gerçekleştirildi. Güçlü yeni motoruyla ses hızına yaklaşacak olan Bayraktar KIZILELMA, aerodinamik iyileştirmeler sayesinde yüksek hızlarda çok daha iyi manevra yapabilecek. Sahip olduğu AESA radarı ile kazandığı yüksek durumsal farkındalık sayesinde ise en zorlu görevleri icra edebilecek.

2026’DA ENVANTERE GİRMESİ HEDEFLENİYOR

Baykar’ın %100 öz sermayesi ile yola çıktığı Bayraktar KIZILELMA projesi 2021’de başladı. 14 Kasım 2022’de üretim hattından çıkan TC-ÖZB kuyruk numaralı Bayraktar KIZILELMA, Çorlu’da bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne intikal etti. Burada yer testlerini süratli bir şekilde başarıyla tamamladıktan sonra 14 Aralık 2022 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Bayraktar KIZILELMA bir yıl gibi rekor bir sürede gökyüzü ile buluştu. Test faaliyetleri sürerken seri üretim sürecine de geçilen Bayraktar KIZILELMA’nın 2026 yılında envantere girmesi hedefleniyor.

HAVACILIK TARİHİNDE İLKLERE İMZA ATTI

Bayraktar KIZILELMA, TEKNOFEST 2023 boyunca dünya havacılık tarihinde ilk olan uçuşlara imza attı. Bayraktar AKINCI TİHA ile formasyon uçuşları gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, 1 Mayıs 2023 tarihinde ise F-16 savaş jeti SOLOTÜRK ve F-5 jet uçaklarından oluşan Türk Yıldızları ile İstanbul semalarında filo konseptiyle kol uçuşu icra etti. Dünya havacılık tarihi için dönüm noktası olan bu uçuş konseptleri geleceğin hava muharebesine de yön verecek.

İHRACAT ŞAMPİYONU

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR

2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 35 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 15 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Türkgün Gazetesi İlk Sayfası

Tony Blair: Barış elçisi mi yeni sömürge valisi mi?

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Gazze’nin savaş sonrası yeniden inşasını yönetecek otoritenin potansiyel başkanı olarak gündeme oturdu. Ancak Irak Savaşı ve Ortadoğu’daki tartışmalı geçmişi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor
Tony Blair: Barış elçisi mi yeni sömürge valisi mi?
A+ Yazı Boyutunu BüyütA Yazı Boyutunu Küçült

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Gazze’nin savaş sonrası yeniden inşasını yönetecek otoritenin potansiyel başkanı olarak uluslararası sahnenin merkezine yerleşti. CNN muhabiri Tim Lister’ın haberine göre, Blair’in bu yüksek profilli rol için yarışması, hem yıllara dayanan diplomatik ve siyasi deneyimini beraberinde getiriyor hem de Irak Savaşı ve Ortadoğu’daki tartışmalı geçmişi nedeniyle şiddetli eleştirilere yol açıyor.

Çatışma çözümünden savaş kararına: Blair’in mirası

1997’den 2007’ye kadar Birleşik Krallık Başbakanlığı yapan Blair, kariyerinin başlarında Kuzey İrlanda’ya barış getiren Hayırlı Cuma Anlaşması (1998) gibi önemli bir başarıya imza atmıştı. Kendisini “bir şeyleri değiştirmek” isteyen bir siyasetçi olarak tanımlayan Blair, başbakanlık sonrası dönemde de diplomasi ve uluslararası yatırım alanlarında aktif kaldı.

Ancak Blair’in Gazze’deki olası yeni görevi, 2003 yılında ABD Başkanı George W. Bush’u destekleyerek Birleşik Krallık’ı Irak Savaşı’na sokma kararının gölgesinde kalıyor. Bu karar, Blair’in mirasına büyük zarar vermiş, bağımsız soruşturmalar savaş gerekçesinin abartıldığını ve gizli kitle imha silahları tehdidinin bulunmadığını ortaya koymuştu.

Filistinliler için “İstenmeyen Adam”

Blair’in tartışmaları, 2007-2015 yılları arasında Ortadoğu Dörtlüsü Temsilcisi olarak görev yaptığı döneme uzanıyor. Bu görev sırasında sergilediği İsrail yanlısı duruş nedeniyle Filistinliler arasında popülerliğini yitirdi. Filistin Yönetimi’nin eski baş müzakerecisi Nabil Şaat, Blair’in İsraillileri memnun etme çabaları nedeniyle çok az şey başardığını iddia etmişti.

Filistin Ulusal Girişimi’nden Mustafa Barguti, CNN’e yaptığı açıklamada Blair’i sertçe eleştirerek, “Irak’ta kitle imha silahları olduğunu iddia etti ve bunun büyük bir yalan olduğu ortaya çıktı,” dedi. Barguti, Filistinlilerin özgür ve demokratik seçimlerle kendi liderlerini seçmeleri gerektiğini vurgularken, Blair’in “bizi başka bir sömürge yönetimine tabi tutmak” yerine kendi ülkesinde kalmasını önerdi.

Hamas Siyasi Bürosu üyesi Hüsam Badran da Blair’in “Filistin bağlamında istenmeyen bir figür” olduğunu belirterek, Irak Savaşı’ndan bu yana “suç teşkil eden ve yıkıcı bir rol” oynadığını söyledi.

Tüm bu eleştirilere rağmen, Blair’in Gazze rolüne uygunluğuna işaret eden önemli faktörler de bulunuyor. Blair’in kurucusu olduğu Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü (TBI), aylardır Gazze’nin yeniden inşası için “ertesi gün” senaryoları üzerine çalışıyor.

Blair’in, Ağustos ayında Beyaz Saray’da Jared Kushner ve Steve Witkoff ile yeniden yapılanma fikirlerini görüşmesi, Trump yönetiminin desteğini aldığını gösteriyor. Ayrıca, eski danışmanlık firması aracılığıyla Birleşik Arap Emirlikleri ile kurduğu yakın ilişkiler, ona savaş sonrası Gazze’de kilit rol oynayacak en önemli iki ülkeyle bağlantı sağlıyor.

Blair, Trump’ın 20 maddelik barış planını “cesur ve akıllıca” bulduğunu ve bunun “Gazze halkı için daha parlak ve daha iyi bir gelecek şansı vaat ederken, İsrail’in mutlak ve kalıcı güvenliğini de sağladığını” belirtmişti.

Ancak TBI’ın Gazzelilere topraklarını terk etmeleri için para ödenmesini içeren yeniden imar senaryoları üzerinde çalıştığı iddiaları tartışma yarattı. Enstitü bu iddiaları reddederek, planlarının asla Filistinlilerin yerlerinden edilmesini içermediğini savundu.

Blair’in diplomasisi sınanıyor

Zekası ve ayrıntılara hakimiyeti hem destekçileri hem de karşıtları tarafından kabul edilen Blair, Gazze’deki potansiyel yeni görevinde tüm diplomatik deneyimine ve ikna yeteneğine ihtiyaç duyacak. İsrail’de saygı gören ancak Filistinliler tarafından kesinlikle istenmeyen bir isim olarak, Blair’in Gazze’nin karmaşık ve hayati yeniden yapılanma sürecine liderlik edip edemeyeceği, bölgenin geleceği için kritik bir soru işareti olmaya devam ediyor.

Bu tartışmalı figür, bölgedeki kalıcı bir ateşkesin sağlanması durumunda, uluslararası toplumun Gazze’ye yönelik uzun vadeli planlarının en hassas ve en çok itiraz edilen yüzü olabilir.

Kaynak: Gazete Oksijen

Prens William: Kral olduğumda monarşiyi değiştireceğim

Prens William, Apple TV+ için verdiği röportajda kral olduğunda monarşide “radikal olmayan ama gerekli” değişiklikler yapacağını söyledi. “Aileyle ilgili stres beni bunaltıyor” diyen William, babası ve eşinin kanserle mücadelesinden de bahsetti
Fotoğraf: Courtesy of Apple
Fotoğraf: Courtesy of Apple
A+ Yazı Boyutunu BüyütA Yazı Boyutunu Küçült
Prens William, kral olduğunda monarşide değişim yapacağını açıkladı. Windsor’daki röportajında Apple TV+’ın The Reluctant Traveller programının konuğu olan Prens, oyuncu Eugene Levy ile yaptığı söyleşide bugüne kadar ki en açık ifadelerini kullandı.Levy’nin gelecekteki rolü hakkındaki sorusuna William, “Bence gündemimde değişim olduğu kesin. İyiye yönelik bir değişim ve ben bundan keyif alıyorum. Ondan korkmuyorum, beni heyecanlandıran kısım bu. Çok radikal değil ama yapılması gerektiğine inandığım değişiklikler olacak” yanıtını verdi.Windsor Kalesi’nde yapılan tur sırasında tarihin yükünden de bahseden Prens, “Dikkatli olmazsanız tarih üzerinizde bir yük ve çapa olabilir, sizi boğabilir. Ve bence burada ve şimdi için yaşamak önemli” dedi. Geleneklerin önemini kabul etmekle birlikte, monarşinin güncelliğini sorguladığını da ekledi:

“Bazen geleneklere bakıyorsunuz ve ‘Bugün için hâlâ uygun mu? Doğru şey mi? En büyük etkiyi sağlayabiliyor muyuz?’ diye soruyorsunuz. Benim anlatmak istediğim şey de, sorgulamayı seviyorum.”

 ‘Aile ile ilgili konular benim için çok yorucu’

Röportajda William, hem babası Kral Charles’ın hem de eşi Prenses Kate’in kanserle mücadele ettiği dönemde yaşadığı duyguları da paylaştı:

“Aileyle ilgili konular beni çok altından kalkamaz hissettiriyor. Endişe ya da stres… Özellikle aile ilgili konular beni gerçekten çok ağır şekilde etkiliyor.”

Çocuklarının bu süreci nasıl atlattığını da anlatan Prens, “Onlara ihtiyaç duydukları güvenliği sağlamaya çalışıyoruz. Açık bir aileyiz, bizi rahatsız eden şeyleri konuşuyoruz ama bu konuşmaların yan etkilerini asla tam bilemezsiniz. O yüzden birbirimizin yanında olmak ve çocuklara her şeyin yolunda olduğunu hissettirmek çok önemli” ifadelerini kullandı.

‘Harry ile benim yaşadıklarımız tekrar etsin istemem’

Röportajda Prens Harry ile ilişkiler doğrudan gündeme gelmedi. Ancak William, çocukluk yıllarında yaşadıkları yoğun medya baskısına değinerek, “Harry ve benim büyüdüğümüz dönemdeki bazı uygulamalara geri dönmeyi istemem. Bunun olmaması için elimden geleni yapacağım” dedi.

‘Oğlumun gurur duyacağı bir dünya yaratmak istiyorum’

William, günü bir pub’da Levy ile birlikte bitirirken, geleceğe dair en önemli mesajını ise şu sözlerle verdi:

“Hayat bizi sınamak için var, zorlayıcı olabilir ama bunları aşmak bizi biz yapan şeydir. Geçen yıl eşimle babamın yaşadıklarıyla başa çıkışlarıyla gurur duyuyorum. Çocuklarım da harika bir şekilde atlattılar. Oğlumun gurur duyacağı bir dünya yaratmak istiyorum.”

BBC’ye konuşan Levy ise Prens’in açıklık düzeyinden etkilendiğini belirterek, “Benim için bu sadece bir sohbetti. Kafamda ‘özel haber’ gibi düşünmedim. Düşüncelerini anlattı ve biz de biraz karşılıklı konuştuk. Benim için tamamen gerçeküstü bir gündü” sözleriyle günü anlattı.

Prens William, sohbet sırasında babaannesi Kraliçe Elizabeth’in ardından hissettiklerini de paylaştı. Onu hâlâ derinden özlediğini dile getiren William, Kraliçe’nin kendisi için yalnızca bir hükümdar değil, aynı zamanda güçlü bir aile dayanağı olduğunu vurguladı. William, “Babaannemi çok özlüyorum. O bizim hayatımızda büyük bir varlıktı” sözleriyle duygularını anlattı.

Kaynak: Gazete Oksijen

Α2/ΙΙ/Β
-/-